Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.

Karma ekonomi ve Türkiyenin girdiği bataklık

Mevcut durumda karma ekonomiyle yoluna devam eden Çin'in başarı kaynağı nedir?

Öncelikle Çin IMF’nin ya da başka güçlerin inisiyatifine girmeden yoluna devam etti. Akılcı ekonomi anlayışıyla kararlarını kendisi aldı.

Kamu mallarını özel sektöre devir ederken daha fazla üretim yapmayı hedefine koydu. Yıllık %9 kalkınma hızıyla büyüyen Çin ekonomisi yaptığı anlaşmalarla küreselleşmeye devam ediyor.

Kısa zamanda Çin ekonomisi birinci sıraya doğru hızla yol alıyor.

Çin'de bu başarının gizemi ise, insan gücünü üretimi arttırıcı şekilde kullanması ve yapılandırılması olarak görebiliriz.

Çin'in en büyük avantajı insan gücünü, nasıl çalıştırdığını sormak lazım? Helal olsun Çin halkına. Mustafa Kemal Atatürk'ün karma ekonomisiyle harikalar yarattılar. Çinlilerin çok iyi tasarruf yaptıklarını da unutmamak lazım. ( İnsan çok olduğu için uygun fiyata çalıştırmış olabilirler.)

Bugün Türkiye’deki partilere bakarsak parlamentodaki partiler serbest piyasa ekonomisini savunuyorlar.  Bu partilerin içinde CHP'si öncesinde karma ekonomiyi savunuyordu. Ancak 1994 yılında Avrupa Birliğine tam üye olmadan gümrük birliğine imza atan partinin biride SHP olmuştu.

(Tansu Çiller - Murat Karayalçın ) sonrası açıkça ortada IMF’nin ve Avrupa Birliğinin istemleri doğrultusunda küresel merkezlerin işine yarayan yasaların ardı ardına meclisimizden geçtiğini görüyoruz.  Özelleştirmeyle başladığımız süreçte, toprak ve diğer kamu mallarını küreselcilere teslim etmiş durumdayız.  Aynı zamanda ikiz ihanet yasaları gibi bölücü yasaları da meclisimizden geçirmiş durumdayız.

Parlamento dışındaki vatan partisi, 6ok ilkeleri doğrultusunda da karma ekonomiyi savunuyor ve diyor ki; Türkiye artık Ankara’dan yönetilmelidir. Bu düşünce çok doğru batının inisiyatifinde onların isteklerini karşılayarak gelinen noktadan Türkiye çıkmalıdır.

Kendi gerçekleri doğrultusunda da yoluna devam etmelidir. Perinçek'in milli hükümet formülünü çok eleştiren olmuştu. Maalesef ne kadar haklı olduğu açıkça ortaya çıktı. Türkiye iyice kutuplaştı.

Kutuplaşmayı önleyecek formül milli hükümeti Türk milletinin birbirini ötekileştireceği bir süreçte değiliz. Tam tersi tek yumruk olma zamanıdır. Sonuç olarak tüm partiler M.K. Atatürk’ün çizgisinde buluşmalıdır.  Neo liberal bataklıktan ve küresel efendilerin elinden kurtulmamız gerekir.

Zekâ Küpü: Ersan Karavelioğlu'nun öz babası İbrahim KARAVELİOĞLU.